10 Nisan 2020 Cuma

WESTWORLD

"İnsanlar cahil kesimin itaatini sağlamak adına cennet ve cehennem kavramlarını yarattı.Hepsi yalan. O artık varlığını sürdürmüyor."
3x4

23 Şubat 2020 Pazar

THE SOPRANOS

Kesinlikle efsane bir dizi. Her bölüm ayrı keyifli. Sevmediğim karakter çok az. Tabii ki Janice and Livia. Bu iki karakter için sayfalarca nefret mektubu yazabilirim.  Tam olarak gerçek hayattan bir dizi. Her şeyi işlemiş, eleştirmiş durumda. Bu zamana kadar nasıl izlemedim diye hayret ettim. 3.sezon 4.bölüm adalet sistemi..... 2. sezon 12. bölüm harikaydı. Rüya felsefesini bile işlemişler yani süper. Tony'nin Meadow konusunda tutumu çok ilginç, biz sizi rahat bilirdik ama değilsiniz işte.  
Daha ilk bölümde karşımıza çıkan duygusal değişimler, Tony'nin terapiste gitmesi. Her ne kadar mafya olsan da duygularını kontrol edemiyorsun işte. Sonra Carmela karakteri asla mantıksız işler yapmıyor. Furio karakterini de çok seviyorum. Senaryo çizgisini bozmadan ilerlediği için sinir olmadan rahat rahat izleyebiliyorum. Mesela Breaking Bad izlerken Tony gibi bayılasım geliyordu. 

En sevdiğim dizi olabilir mi? Evet, belki. Bitirince karar vereceğim.



Son olarak müzikleri çok iyi. Bir sürü yeni şarkı keşfettim. Her White Rabbit dinleyişimde aynanın karşısında dikilen Tony'yi görüyorum. Her Maybe Baby dinleyişimde Tony'nin kapının arkasından gelen sesini duyuyorum.
Bir bölüm sonunda "Look on down from the bridge" çalmıştı, çok mutlu olmuştum Mazzy Star çaldığı için.
3. Sezon 4. bölümdeyim şu an  23.02.2020



3x11 en komik bölümüdür.
4x13 söyleyecek şey bulamıyorum. İşler nerelere geldi. Bir dizi bu kadar gerçek hayattan olabilir. Tekrar izleyebileceğim tek dizi olarak tarihe geçsin.
Yukarıda C ve F i sevdiğimi söylemişim :) Hala seviyorum ama şu işe bakar mısınız?:D
(08.03.2020)

Corona morona 5x11 e geldim. En sıkıcı bölüm. Hatta sezon.
(17.03.2020)

Bir bölüm de cenazesiz geçsin be arkadaş. Corrado Soprano ya döndük burada :D
5x13 fenaydı. Johnny Sack i sevsem mi sevmesem mi bilemedim. Ama seviyorum galiba.
AJ ve Junior fuckin idiots.
(19.03.2020)

Dün bitti. Yahu bu nedir arkadaş ya böyle final mi olur. 6.sezon rezildi zaten The Wire'ınki kadar olmasa da kötüydü baya. Finali bari tatmin etseydi. Bugün açtım 1. bölümü izledim. Jun, annesi,Christopher embesiller. Tony adeta bir bebek. Daha karakteri oturmamış. Son sezonda  evil biri. Artık James Gandolfini diye biri yok Tony Soprano var sadece. Bu geçişi tam ne zaman yaptı acaba. Ben hiçbir şeyi tekrar izleyemem. Ama Tony Soprano izlenir böyle bir oyunculuk yok. Bir de 1. bölümü tekrar izlerken bugün, şey gibiydi sanki yakın arkadaşımla ilk tanıştığımız güne gitmiş gibi oldum. Gerçekten böyle bir şey yapabilsek çok eğlenceli olurdu. Sanırım tekrar izleyebilecek olmamın tek nedeni bu. Ama yalnız izlemem TheSopranosbuddy neredesin:D

"I'M IN THE WASTE MANAGEMENT BUSINESS. HOW YA DOIN?"
(01.04.20)

7 Mayıs 2019 Salı

Schopenhauer


"amor est titillatio, concomitante idea causae externae." "aşk bir dış etkinin tetiklemesiyle ortaya çıkan iç ürpertisidir."

Schopenhauer
Sayfa 41
Her gün en feci ve karmaşık durumları yarattığını,...,kısaca yanıltıcı bozucu karıştırıcı ve yıkıcı bir şeytan gibi ortaya çıktığını farkederse; bunca gürültü neden diye haykırmaz mı?Bütün bu çaba,bu çırpınış,bu endişe ve bu zavallılık niçin?Bir erkeğin bir dişi bulmasından başka nedir bu?Böylesine önemsiz bir şey,insanın düzenli hayatını niçin karıştırsın ve bozsun?
43
Bu tema her gün kullanıldığı halde hala eskimemiş bir temadır.

44-45
Yeryüzündeki amaçlar arasında bundan daha büyüğü bundan daha önemlisi bulunabilir mi? Tutku dolu aşkın,derinden derine duyuluşuna, ciddi bir biçimde ortaya çıkışına, kendi alanının ve olanaklarının küçük ayrıntılarına bile bunca önem verilişine ancak bu amaç anlam kazandırabilir. Bu amaç, gerçek bir amaç olarak kabullenilmedikçe, sevilen varlığın elde edilmesi için katlanılan tatsızlıkları, çabalamaları, güçlükleri anlamak mümkün değildir.
52
bütün bunlar bireyin harcanması sonucunu doğurabildikleri halde, sadece türe en iyi biçiçmde hizmet etmek amacıyla yapılmakta ve her yerde egemen olan doğa iradesine uygun düşmektedir.


Bütün bilgimiz insan öznesindeki formlara göre yani onlara bağımlı olarak oluşur. Bundan ötürü biz ancak görünüşleri(fenomenleri) bilebiliriz; onların arkasında ve bizden bağımsız olan şeyi ;kendinde şeyi, mutlağı bilemeyiz. Yani bilgimiz, bize göre bir bilgidir. Kant, öznenin bilgi oluşturan bu formlarının, duyu yetimizde zaman ve mekan; anlayış gücümüzde ise 12 kategori olduğunu söylüyordu. Schopenhauer da zaman ve mekan içindeki dünyanın yani zaman ve mekan bakımından kavranan dünyanın, öznenin bir algılaması, bir tasarımı olduğunu, Yani özneye bağlı olduğunu söyledi. Bundan ötürü felsefesini 'dünya benim tasarımımdır' sözüyle başlattı.



21 Şubat 2019 Perşembe

Inside No. 9



İzlenecek bir şeyin kalmadığı şu günlerde bana iyi geldi.
Beğendim.
Black Mirror'un aydınlık çekimi diyebiliriz.
30 dakikalık versiyonu.

Sevdiğim Bölümlere Göre İzleme Sırası

7 Ağustos 2018 Salı

Atonement


Şu İngiliz filmleri tam bir görsel şölen.
Robbie muhteşemsin.
Ve Dorian Gray'in Portresini okuyorum. Dorian karakteri gözümde Robbie'nin yakışıklılığında canlandı.









Budapeşte'de Gezilecek Yerler